ŞUBEMİZ TARAFINDAN 2 MART 2006 PERŞEMBE GÜNÜ SAAT 17.00 DE  TPAO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜNDE

"TÜPRAŞ'TA YARGI KARARININ DERHAL UYGULANMASINA" DAİR BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

 

 

 

 basın bülteni...  basın bülteni...  basın bülteni... 

 

                                                                                                                                     02.03.2006

 

YARGI KARARINA RAĞMEN TÜPRAŞ KAMUYA NEDEN İADE EDİLMİYOR?

 

Sendikamız Petrol-İş TÜPRAŞ İşçileri ve tüm üyeleri ile birlikte verdiği mücadele sonunda ikinci kez TÜPRAŞ özelleştirmesini durdurmayı başarmıştır.

 

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, TÜPRAŞ’ın %51’lik hissesinin blok satışına olanak sağlayan 3 ayrı işlemle ilgili Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği yürütmenin durdurulması  isteminin reddine ilişkin karara Sendikamız Petrol-İş tarafından yapılan itiraz görüşülmüş ve yapılan değerlendirme sonucunda, 2 Şubat 2006 Perşembe Günü, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, iki ayrı dosyada, TÜPRAŞ’ın %51’lik hissesinin blok satışına ilişkin ihale komisyonu kararının ve ihale şartnamesinin yürütmesini durdurmuştur.

 

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun TÜPRAŞ’ın Özelleştirme İhalesinin yürürlüğünü durduran kararın gerekçesinde; TÜPRAŞ gibi büyük bir kuruluşun özelleştirme yoluyla satışında esas alınacak koşulların belirlenmesinde “Kamu yararının ön planda tutulması” gerektiği ifade ediliyor. Ardından tek tek nedenler sıralanarak dava konusu ihale şartnamesinde kamu yararının önplanda tutulmadığı sonucuna ulaşılıyor ve bu sonuçtan hareketle dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar veriliyor.

 

Karar kamuoyuna 2 Şubat 2006 Tarihinde açıklanmıştır. Bugün, kararın üzerinden bir ay (30 gün) geçmiş olmasına rağmen hala “yargı kararının” neden uygulanmadığını bu ülkenin Başbakanına soruyoruz.

 

Ve kendilerine tekrar şunu hatırlatıyoruz.

Yargı kararının uygulanmaması halinde,

 

1- Anayasanın ihlal edilmiş olacağı,

2- Uygulamama kararını alan Kamu görevlilerinin/ Siyasi Sorumluların mali, idari  ve cezai açıdan kişisel olarak sorumlu olacakları,

3- Uygulamama kararına dayalı olarak yapılan işlemlerin hiçbir zaman ve hiçbir şekilde hukuki geçerlilik kazanamayacaklarını,

 

Açık ve tartışmaya yer bırakmayacak bir şekilde bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

 

30 gün beklenmeksizin yargı kararının uygulanması gerekirken konu ile ilgili somut bir adım henüz atılmamıştır.

 

Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliği, hukukun üstünlüğü olarak tanımlanmıştır, yargı kararları kesinlikle tartışılamaz. Siz TÜPRAŞ’ta yürütmeyi durdurma kararını uygulamamaya kaktığınız an Türkiye’de anayasal rejiminde niteliğini tartışmaya açmış olursunuz. Hatta Türkiyenin bağımsız bir devlet veya ulusal egemenliğini de bu doğrultuda sorgulamış olursunuz. Bu nedenle bu karar kesinlikle uygulanacaktır. Sendikamız Petrol-İş bunun için geçmişte gösterdiği kararlı ve etkin mücadeleyi bundan sonrada gösterecektir.

  

Buradan, Koç Grubuna da seslenmek istiyoruz. Eğer kamuoyunda saygınlığınızı korumak istiyorsanız çekin elinizi TÜPRAŞ’tan; Yargı süreci devam ederken “Yangından Mal Kaçırır”gibi devir sözleşmesini imzaladınız ve 4.140 Milyar Dolar parayı bir çırpıda ödediniz. Sonucun böyle olacağını siz de biliyordunuz. Şu anda TÜPRAŞ’ta varlığınızın hukuku yoktur. Yani TÜPRAŞ’ta işgalci konumundasınız. Biliniz ki Sendikamız Yargı kararı uygulanana kadar susmayacak bütün sorumluları ve suçluları Ülkemiz halkına teşhir edecek; TÜPRAŞ’ı kesinlikle geri alacaktır.

 

HERKESE SAĞLIK GÜVENLİ GELECEK!

 

Hükümet İMF’ye verdiği niyet mektubunda Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanun Tasarısını önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulunda Görüşerek yasalaştırmayı planlamaktadır.

 

Hükümet Parlamentonun ve Toplumun iradesini hiçe sayarak verdiği bu taahhütler ile hepimizin sağlık ve sosyal güvenliğini ipotek altına almıştır.

 

Emekli maaşları düşürülecek, prim gün sayısı arttırılacak, herkesten sigorta primi adı altında sağlık vergisi alınacaktır. Bu vergiyi ödemeyenler sağlık hizmeti alamayacak, sağlık hizmetleri piyasanın vahşi koşullarına terk edilecek, parası olan parası kadar sağlık hizmeti alabilecektir. Bu Sosyal Güvenliğimizin özelleştirilmesi yani tasfiyesi anlamına gelmektedir.

 

Ülkemizin toplumsal ve çalışma yaşamı şartları dikkate alınmadan, Anayasanın Sosyal Devlet İlkesi ile bağdaşmayacak şekilde, Sigortalıların hakları daraltılarak yükümlülükleri arttırılmak istenmektedir.

 

Hükümet artık “aklını başına toplamak” ve yüzünü bu ülke halkına, işçi ve emekçilerine dönmek zorundadır.

 

Bu yasanın emek kesiminin talepleri doğrultusunda düzenlenmesini, aksi takdirde geri çekilmesini tekrar talep ediyoruz.

 

Aksi takdirde Sendikamız bu konuda da kararlı ve etkili bir mücadele içerisinde olacaktır.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

  

  • TÜPRAŞ DERHAL KAMUYA İADE EDİLSİN.

  • YARGI KARARLARI UYGULANSIN.

  • “HERKESE SAĞLIK GÜVENLİ GELECEK” İÇİN BİRLEŞİK MÜCADELEYE!

  • YAŞASIN İŞ EKMEK ÖZGÜRLÜK MÜCADELEMİZ.

  

 

Petrol-İş Sendikası

                                                      Ankara Şube                                                           

Yönetim Kurulu Adına

 

 Mustafa ÖZGEN

 Başkan