ŞUBE BAŞKANIMIZ HASAN BASRİ YÜZER VEDA ETTİ

 

Adıyaman Şubemizin yeni Başkanı Zeynal Eroğlu

 

Adıyaman şubemizin 17 Mayıs'ta yapılan 5'inci Olağan Kongresi'nde Şube Başkanlığına Zeynal Eroğlu, Şube İdari Sekreterliğine Mehmet Bübek, Şube Mali Sekreterliğine de Hacı Yusuf Doğan seçildi. Adıyaman Şubemiz Genel Kurulu, sendikamız Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Genel Sekreter Mustafa Çavdar, Genel Mali Sekreter İbrahim Doğangül, Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Nimetullah Sözen, Genel Yönetim Sekreteri Mehmet Güray, sendikamız şube başkanları, Adıyaman'daki sendikaların şube yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla 17 Mayıs'ta Bozdoğan Otel'de yapıldı.  Divan Başkanlığı'nı Öztaşkın'ın yaptığı genel kurulda Divan Başkan Yardımcılığını Batman Şube Başkanımız Mehmet Doğu, Divan Katipliklerini ise Trakya Şube Başkanımız Turgut Düşova, Mersin Şube Başkanımız Adil Alaybeyoğlu,  İstanbul 2 Nolu Şube Başkanımız Ecvet Eşlegül yaptılar.

 

 

Emeğe ve emekçiye değer veren bir Anayasa

Öztaşkın, genel kurulun açılışında yaptığı konuşmada dünya genelinde yaşanan ağır küresel ekonomik krizle kapitalizmin değil ama serbest piyasa ideolojisinin çöktüğünü, önümüzdeki dönemde bütün dünyanın yeniden yapılanacağını belirterek, hem ulusal emek örgütlerinin, hem de küresel sendikal hareketin krize, işsizliğe karşı ortak tavır almaları, ortak mücadele programları oluşturmaları gerektiğini bildirdi.

 

Anayasa tartışmalarına da değinen Öztaşkın, Anayasa'nın bir siyasi görüşün değil, tüm toplumsal davranış ve yaşam biçimlerinin hukuki alt yapısını oluşturacak biçimde olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

 

“Yeni Anayasa, insan merkezli, evrensel hukuk kurallarını tam anlamıyla içeren, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin yapılanmasına imkan verecek bir şekilde olmalıdır.  Uzlaşmacı, herkesin kendini bulduğu veya ifade edebildiği Anayasa, emeğe ve emekçilere değer vermelidir.” 

 

Öztaşkın, son günlerde Kürt sorunuyla ilgili yapılan tartışmaların olumlu ve sorunun demokratik ortamda tartışılıyor olmasının da önemli olduğunu söyledi.

 

TPAO-BOTAŞ birleşmeli

1980 'li yıllardan sonra küreselleşme, özelleştirme ve dünyayla entegrasyon programlarının etkisi ve Dünya Bankası'nın baskısıyla TPAO'nun entegre kuruluşları Tüpraş, POAŞ, BOTAŞ, Petkim, İpragaz, DİTAŞ, İGSAŞ'ın TPAO'dan koparılarak özelleştirilmeleri için anonim kuruluşlar haline getirildiğini ve TPAO'nun parçalandığını söyleyen Öztaşkın, BOTAŞ'ın dışındaki bu kuruluşların tamamının özelleştirildiğini hatırlattı. Öztaşkın şöyle konuştu:

 

“Dikey entegre yapının parçalanmasıyla gelir sağlayan ve karlı alanları kaybedilen TPAO'un kolayca ve ucuz biçimde özelleştirilmesinin de koşulları hazırlanmaya başlandı. AKP iktidarı tarafından hazırlanan yeni Petrol Kanunu ile de TPAO'nun devlet adına petrol/doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerinde bulunma hakkı elinden alınmakta, bu haklar yerli/yabancı şirketlere geçmektedir. Halkımızın çok büyük tepki gösterdiği bu yasaya karşı sendikamız da büyük bir mücadele vermiş ve vermeye de devam edecektir.”

 

Yeniden yapılanma girişimlerinden sonra TPAO'nun yurtiçi ham petrol üretiminin her yıl giderek düştüğüne, 1991 yılında 4.5 milyon ton olan üretimin 2.2 milyon tonlara kadar gerilediğine dikkat çeken Öztaşkın sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Türkiye'nin ham petrol tüketimi 27 milyon ton iken üretimi 2.2 milyon tonlara geriledi.

Yerli ham petrol arama-üretiminin artırılması gerekir.  TPAO petrol arama-üretim yatırımına 2008 yılında 409 milyon TL ( 250 milyon dolar) harcadı, 2009'da da 650 milyon TL (425 milyon dolar) yatırım planlıyor. Petrolde yatırım milyon değil milyar dolarlarla olur. Ancak karlı, entegre kuruluşlar TPAO'dan koparıldığı için bu kamu kuruluşumuz yurtiçi arama-üretim faaliyetlerinde zorlanmaktadır.” 

 

Bunun yanında doğal gaz piyasasının da serbestleştirildiğini ve BOTAŞ'ın  parçalanarak özelleştirmesinin yıllardır gündemde olduğunu söyleyen Öztaşkın şöyle devam etti:

 

“Boru hatları ile petrol/doğal gaz taşımacılığı, doğal gaz ithalatı ve satışı, depolama faaliyetlerini sürdüren BOTAŞ, iletim, depolama ve ticaret şirketi biçiminde parçalanarak yeniden yapılandırılmaya çalışılmaktadır. Daha sonraki aşamada ise BOTAŞ, kamunun elinde sadece iletim kısmı kalacak şekilde özelleştirilmek istenmektedir. İletimin de özelleştirilmesi planlanmaktadır.  Ülkemizin yıllık doğal gaz tüketimi 38 milyar metreküp, doğal gaz üretimi ise 1 milyar metreküp civarındadır.  Türkiye ham petrol ve doğal gaz ithalatı için bu yıl 31 milyar dolar ödeyecektir.”

 

TPAO gibi BOTAŞ'ın özelleştirilmesiyle doğal gazda yaşanan krizlerin derinleşeceğine, doğal gaz ithalatının özel sektöre devredilmesiyle Türkiye'nin doğal gaz temininde ciddi risklerle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Öztaşkın şöyle konuştu:

 

“Bunun için BOTAŞ'ın gaz alım sözleşmelerinin devrinden vazgeçilmelidir. BOTAŞ'ın üçe bölünme kararı geri alınmalı ve bu kurum kesinlikle özelleştirme kapsamına alınmamalıdır. Aksine tekrar dikey entegrasyona dönülmeli, TPAO ile BOTAŞ birleştirilmelidir.”

 

 

TİS politikamız

Şube Genel Kuruldaki konuşmasında Petrol-İş'in  toplu iş sözleşmesi politikalarıyla da ilgili bilgi veren Öztaşkın, “Bu dönemde bizim toplu iş sözleşmelerdeki  hedefimiz, nedeni olmadığımız krizin faturasını ödememek, kazanılmış haklarımızı korumak, ücretlerimizi reel olarak artırmak, ücret dengesizliklerini gidermek ve işyerlerindeki sorunları çözmek” dedi. 

 

Türk-İş'e ağır eleştiri

 

Türk-İş'in kamu toplu iş sözleşmelerinde izlediği politikaları eleştirerek,“Sendikamızın da içinde bulunduğu Türk-İş Kamu Kurumu Toplu İş Sözleşme politikasını net bir şekilde belirleyemedi, bunu net bir şekilde icra edemedi. Ne yazık ki Türk-İş seçimlerden önce toplu iş sözleşmelerini bitirme becerisini gösteremedi. Bitirme becerisini bırakın, görüşme iradesini dahi genel çerçeve protokolü için ortaya koyamadı, seçimlerden evvel tekliflerini bakanlığa gidip sunmadı. Bu durum masumane sözlerle ifade edilemez. Çünkü siz krizi görüyorsunuz, kriz derinleşecek ve giderek sizi sıfır sözleşme ortamına çekilecek” dedi.

 

Öztaşkın, şöyle konuştu:

 

“Bunun nedeni acaba bilinçsizlik mi? Yoksa becerisizlik mi? Yoksa başka bir şey midir? Biz eleştiriyoruz. Biz sokakta da eleştiriyoruz. İşte geldik sizin önünüzde eleştiriyoruz. Sadece beklemekle, sadece rica etmekle, sadece diplomasiyle, iktidarla iyi geçinerek haklarınızı ne koruyabilirsiniz ne de gerçekleştirebilirsiniz. AKP iktidarının 7 yıllık uygulaması var. Bu uygulamalar sizin için halen bir referans değilse bu iktidara karşı takınacağınız tavır izlemeniz gereken politikalarda bizim size söyleyecek bir şeyimiz yok. Sizi AKP'nin arka bahçesi olarak tanımlıyorlar. Değiliz diyorsunuz. Peki değilsiniz de seçimlerden evvel AKP'yi rahatsız etmemek için, bir seçim zafiyetine sokmamak için, neden kamu sözleşmelerini bitirme politikası izlemediniz? Neden mücadele programını ortaya koymadınız. Neden işçileri sokağa dökmediniz?”

 

Eroğlu:  Krizi kim çıkardıysa bedelini ödesin

Adıyaman Şube Başkanlığına seçilen  Zeynal Eroğlu da  yaptığı konuşmada kongrelerin en üst karar organları olduğunu, birlik ve beraberlik ruhunu yakalamak için çalışacaklarını, temel sorunları masaya yatırarak köklü çözüm programları yapmak için aday olduğunu söyledi. Türkiye'de yaşanan ekonomik krize de değinen Eroğlu, “Dünyada ve ülkemizde büyük bir kriz yaşanmaktır. Kapitalizm doğası gereği her 10-15 yılda bir kriz yaşıyor. Her seferinde de yaşanan bu krizlerin bedeli işçilere, emekçilere ve yoksullara ödetiliyor. Gün, 'Yeter artık, krizin bedelini ödemek istemiyoruz günüdür. Yeter artık krizi kim yaratmışsa bedelini de onlar ödesin.”

 

Yüzer: Gençlerin önünü açmak için aday olmadım

Son 8 yıldır Adıyaman Şube Başkanlığı görevinde bulunan Adıyaman Şube Başkanımız Hasan Basri Yüzer ise 17 yıllık sendika hayatı boyunca sendika üyelerinin hakkını savunduğunu, gençlerin önünü açmak adına tekrar aday olmadığını söyledi. Yüzer şöyle konuştu:

 

“Sendikamız, 59 yıldır meşru zeminlerde işçilerin hakkı ve hukuku için mücadele geleneğini her zaman her yerde sürdürmüştür. Bundan sonra da sürdürecektir. Görevde olanlar bugün bir nöbetçidir. Görevim süresince Petrol-İş'in amaç ve ilkelerine bağlı kaldım. Sendikamızın yaşaması, bütünlüğü ve en güçlü düzeye ulaşması yolunda her türlü fedakârlığa katlandım. Şahsi çıkar ve gelecek hesapları ile davranış içerisine girmedim.”

 

ADIYAMAN ŞUBEMİZDE YENİ YÖNETİM

 

Genel Kurul'da Şube Başkanlığı için adaylardan Zeynal Eroğlu ve Mustafa Taşdelen'e 49'ar oy çıkınca kura çekimi sonucunda Eroğlu yeni Şube Başkan oldu. Genel Kurul sonunda yapılan seçimlerde Yönetim Kurulu'nun diğer asil üyeliklerine de Orhan Maraş, Mehmet Dönmez, Ayhan Taş, Mustafa Demirhan seçildiler. Denetim Kurulu asil üyeleri ise Şahin Yılmaz, Cevat Kayaoğlu ve Sait Kılıç'tan oluştu. Disiplin Kurulu asil üyeliklerine ise Sabri Varol, Muzaffer Karaca ve Kemal Kurnaz seçildiler.