Tüpraş ihalesi iptal edilmeli

 

Yiğit Bulut

Radikal/ 26.03.2004

 

Bu başlığı hatırlıyorsunuz değil mi? Ben de hatırlıyorum. Bu köşede aynı başlık altında bir yazı daha yazmıştım. Dün sabah gazeteleri açınca karşıma 'Tüpraş hissedarlarına' cümlesi ile başlayan ilan çıktı. İlan, Tatneft'in hissedarı olan Imanagement tarafından hazırlanmıştı ve aşağıdaki detayları içeriyordu:
- Tüpraş esrarengiz yeni yabancı sahibinin kontrolüne girmektedir.


- Tüpraş'ın yeni sahibi olan Rus şirketinin, tıpkı kendi şirketlerine yaptığı gibi Tüpraş'ın da içini boşaltacağı kesindir.


- Tatneft tarafından yürütülen hiçbir büyük çaplı işlemde azınlık haklarına saygı gösterilmemiştir.


- Tatneft, ihaleyi kazanan Efremov şirketine piyasa fiyatlarının altında petrol satmaktadır.


- Tatneft hakkında hem ABD'de hem de Rusya'da ortaklarını dolandırdığına dair davalar açılmıştır.
- Efremov ve ortağı olan Virgin Adaları'ndaki Renix'in arkasında kimler olduğuna dair Türk kamuoyu mutlaka araştırma yapmalıdır.


- Tüpraş'ın Tatneft ve Efremov tarafından içi boşaltılacak ve çalışanlar, hissedarlar mağdur olurken, Türk devleti de vergi kaybına uğrayacaktır.


Sevgili dostlar, bu iddiaların neden ortaya atıldığına dair aklınıza birçok soru gelebilir. Şirket içi hesaplaşma veya bizim henüz bilmediğimiz bir oyun olabilir. Ne olursa olsun bir gerçek var ve üzerinde ciddi şekilde düşünmemiz gerekiyor: 'Tüpraş ihalesi alıcısının kalitesi, satılma yöntemi ve fiyatı' dikkate alındığında tam olarak kokuyor... kokuyor... kokuyor...


Bu noktada 'kokuyor' lafını havada bırakmamak için daha önce de paylaştığım bazı gerçeklerin altını yeniden çizmek istiyorum. İlk önce çıkan haberlere ve ekonomik gerçeklere bir kez daha göz atalım.


- 19 Ağustos 1999, Hürriyet: Depremle birlikte Tüpraş'ın İzmit Rafinerisi'nde başlayan ve iki gündür süren yangında, 2.5 milyar dolar yanıyor. İzmit Rafinerisi, piyasa değeri 6.2 milyar dolar (yaklaşık 2.7 katrilyon lira) olan Tüpraş'ın sahip olduğu dört rafineri içinde, ham petrol işleme kapasitesi yönünden ilk sırada yer alıyor.


- 10 Temmuz 2002, Hürriyet: AMERİKAN finans çevrelerinin saygın dergisi Forbes'a göre 'En Büyük 500' sıralamasında Türkiye İş Bankası 325'inci, Koç Grubu 371'inci, Sabancı Grubu 453'üncü ve Tüpraş da 480'inci oldu.


- Ocak 2004, NTVMSNBC: Gelecek yıl 1 milyar dolarlık ihracat, 680 trilyon liralık vergi öncesi kâr hedefleyen şirkete iki grup teklifte bulundu. TÜPRAŞ'ın 2000 yılında yüzde 34.5'inin halka arzı sonrasında yaklaşık 1.2 milyar dolarlık gelir elde edilmişti. Aynı yıl TÜPRAŞ'ın piyasa değeri 3.9 milyar dolardı. 2003'e baktığımızda ise, yüzde 65.76 oranındaki hissesi özelleştirilecek olan TÜPRAŞ'ın piyasa değeri toplam 2.1 milyar dolar civarında.


- 2000 yılında yüzde 34.5'i 1.2 milyar dolar eden şirketin, bugün yüzde 65,76'sı neden 1.3 milyar dolar ediyor?


- Genelde fiyatlama 5-10 yıllık net kâr mantığına göre yapılırken, nasıl oluyor da bir şirket 2004 yılı ihracat hedefine yakın bir fiyata özelleştiriliyor?


- Tüpraş, Türkiye'nin en değerli 8 şirketinden, ve 2003 yılında çok kâr eden ilk üç şirketinden biri.


- Tüpraş'ın piyasa değeri 2.3 milyar dolar. Grafiğini incelediğimizde son 6 yıl içinde hisse başına ortalama değerin 1.5 cent üstünde oluştuğunu görüyoruz. Özelleştirildiği ve öncesinde işlem gördüğü değer bunun çok altında.


Sonuç: Orta Asya petrollerinin Akdeniz limanlarına akıtılması için çalışma yapılırken, Türkiye elindeki tek rafineriyi kim olduğu belli olmayan bir firmaya, Akdeniz üzerindeki tek kontrol noktası olan Kıbrıs'ı da AB'ye satıyor. Evet yanlış okumadınız 'satıyor'. Bu ülkede bu gidişe 'Dur' diyecek kimse veya herhangi bir kurum yok mu?