Petrol-İş Kadın Dergisi'nin 64. sayısından merhaba

 

Dergimizin 64. sayısıyla tekrar karşınızdayız. Geçtiğimiz sayıda Covid19 Pandemisi'nin kadınların yaşamı ve istihdamı üzerindeki etkilerini ele almıştık. Bu sayımızda da pandeminin etkilerini incelemeye devam ediyoruz.

Sendikamız Petrol-İş bu sene yetmişinci yılını kutluyor. Eylül 1950'de İstanbul'un Beykoz ilçesinde "İstanbul Akaryakıt İşçileri Sendikası" adıyla kurulan Petrol-İş, üyelerinin ekonomik, sosyal, toplumsal haklarını korumaya, birlikte mücadele etmeye verdiği önemi göstermeye devam ediyor.

Yetmiş yıllık tarihinde Petrol-İş'li kadınlar açısından pek çok atılıma tanık oluyoruz. Geçmişten günümüze Petrol-İş'te kadınların tarihini araştırdığımız yazımızda, sendikanın kadınlara ilişkin 13 Haziran 1951 tarihli ilk yazılı belgesinden günümüze, toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına kadar, yetmiş yıllık birikimi özetlemeye çalıştık. Çalışmada, kadınların öne çıktığı ya da doğrudan kadın grevi olarak bilinen grevleri; sendikanın eşitlik çalışmalarını, kararları vs. derleme olanağı da bulduk.

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün son baskısını Eylül 2020'de gerçekleştirdiği ILO Gözlem: Covid19 ve Çalışma Yaşamı raporuna göre, kadınlar pandemiden orantısız şekilde etkilendi. Bu etkilerin ne şekilde gerçekleştiğini, raporla ilgili yazımızda bulabilirsiniz.

ILO'nun hazırladığı bir diğer rapor Dünyada İstihdam ve Sosyal Görünüm - Eğilimler 2020 kadınların çalışma yaşamındaki son durumlarıyla ilgili çarpıcı bilgiler paylaşıyor. İlgili sayfamızda.

Son toplantısını Petrol-İş ev sahipliğinde Aralık 2019'da gerçekleştiren IndustriALL Türkiye Kadın Ağı, son toplantısını pandemi nedeniyle online olarak gerçekleştirdi. Toplantının içeriği de pandemiyle ilgiliydi.

ILO Ankara Ofisi, Türkiye İstatistik Kurumu'yla birlikte ortak yürüttüğü bir çalışmayla Türkiye'de cinsiyete dayalı ücret farkını araştırdı. Araştırmanın sonuçları bizim de katıldığımız bir web semineriyle paylaşıldı.

Son dönemde tartışmaya açılan ve kadına yönelik şiddetle etkin bir mücadeleyi amaçlaması bakımından önemini koruyan 6284 sayılı kanunla İstanbul Sözleşmesi, buna ek olarak Haziran 2019'da kabul edilen ILO'nun işyerinde şiddeti önlemeye dair 190 sayılı sözleşmesi, uygulandığı takdirde kadınların hayatını kurtarabilir. Bu yasa ve sözleşmelere sahip çıkarak uygulanmasını sağlama konusunda sendikalara büyük görev düşüyor.

Son dönemde artan kadın cinayetlerine karşı Gebze şubesi kadın komisyonunun açıklaması da bu konuda sendikalara düşen sorumluluğa vurgu yapıyor. İlgili sayfalarda...

Emekli bir bankacı, Hülya Meder, el işleri ve kültürel eşya topluyor, toplamakla kalmıyor topladıklarını sergiliyor, el işlerinin ardındaki hikâyeleri buluyor, paylaşıyor. Bu ilginç öyküyü söyleşimizde bulabilirsiniz.

115 yıllık bir edebiyat klasiği, "E ile biten Anne" ve yazarı Lucy Maud Montgomery'nin hayatı arasındaki benzerlikler bu klasiğin neden bu kadar tuttuğunu da açıklıyor. İlgili sayfamızda.

Dergimizin 61. sayısında Tekel'den emekli Nezaket Erdoğan'la yaptığımız söyleşi, sendikal tarih araştırmacısı ve eski sendika uzmanı Zafer Aydın'ın İşçilerin Haziranı kitabında yer aldı. Hayatın Zorluklarına Çalışarak Direnen Tekel'den Emekli Nezaket Teyze: Daha da Anlatsam Roman Olur başlıklı söyleşiyi okuyanlar hatırlayacaktır, Nezaket Erdoğan, katıldığı grevin 15-16 Haziran eylemleri olduğunu söyleşiyi yaptığımız sırada öğrenmişti.

Bir diğer söyleşimiz, 22 yıllık hemşire Eylem Değirmenci'yle hemşire olmak, kadın ve anne olmak üzerine yaptığımız söyleşi, toplumun hemşirelere bakışı, hemşirelerin sorunları hakkında ayrıntılı bilgiler içeriyor.

Kadın Ajandası, Okuma Köşesi, Mutfak ve Sağlık köşelerimiz yine birbirinden yeni ve ilginç konularla karşınızda.

Bir sonraki sayımızda görüşmek dileğiyle, keyifli okumalar dileriz.

 

 

KADIN AJANDASI / 64. SAYI