PETROL-İŞ'İN, TÜRKİYE'DE PETROL FAALİYETLERİ VE TPAO RAPORU:


 

TPAO'ya güç kaybettiriliyor, yıllık üretim 4.5 milyon tondan 1.6 milyon tona düştü


13 Temmuz 2007

 

Petrol-İş Sendikası'nın hazırladığı raporda, dikey entegre yapının parçalanmasıyla, gelir sağlayan ve karlı alanları kaybedilen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) faaliyet alanının arama ve üretimle sınırlandırıldığı, böylece TPAO'nun kolayca ve ucuz bir biçimde satışının (özelleştirilmesi) koşullarının hazırlanmaya başlandığı belirtiliyor.
 

Raporda, yeniden yapılanma girişiminden sonra TPAO'nun yurtiçi ham petrol üretiminin her yıl giderek düştüğüne, 1991 yılında 4,5 milyon ton olan üretimin 2003 yılında 2,4 milyon tona, 2005 yılında ise 1,6 milyon tona gerilediğine dikkat çekiliyor.
 

Dikey entegre yapısı parçalanarak güçsüzleştirilen TPAO'nun, bu düzenleme ile dikey yapıda olan uluslararası dev petrol şirketleriyle, eşit olmayan koşullarda rekabete sürüklendiği, halkın büyük tepki gösterdiği, Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edilen Türk Petrol Kanunu ile de TPAO'nun ulusal kamu kuruluşu olarak, devlet adına petrol, doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerinde bulunma hakkının elinden alınmak istendiği vurgulanıyor.
 

“Türkiye'de Petrol Faaliyetleri ve TPAO”adlı Raporun özetini aşağıda sunuyoruz:
 

“Doğada bulunan ve kompleks bir hidrokarbon bileşiği olan petrol uzun jeolojik süreçlerde karmaşık fiziksel ve kimyasal işlemler sonucunda oluşmaktadır.

Petrol, 19. yüzyıldan itibaren ticari olarak kullanılmaya başlanmış ve önemli bir sermaye birikim kaynağı olmuştur. Stratejik bir ürün niteliği kazanan petrol, özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası siyaseti belirleyen konuma gelmiştir.
 

Ham petrol/doğal gaz, hem birincil enerji kaynağı hem de kolay vergilendirilebilen bir ürün olması nedeniyle ülkelerin ekonomik gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. 1960 yılında OPEC'in kurulmasıyla petrol, dünya ülkelerinin ulusal enerji politikalarında belirleyici bir araç haline gelmiştir.
 

Dünya ham petrol talebinin % 90'ı gravitesi yüksek ham petrol ile karşılanmakta olup, dünya petrol kaynaklarının ise % 25'i bu tip ham petrolü içermektedir. Savaşlar da kıt olan bu kaynakları elde etmek ve kontrol/denetlemek için yapılmaktadır.
 

Türkiye'de yeterince arama yapılmadı
 

Çok fazla jeolojik olayların oluştuğu ülkemizde bilinen petrol sahalarının önemli bir kısmı, gravitesi düşük ağır ham petrol içermektedir. Bunun yanında Türkiye'de denizel alanlar başta olmak üzere yeterince arama faaliyeti yapılmamıştır. Cumhuriyetin kuruluşunu izleyen, 1934-1954 yılları arasında aramalara önem verilmiş ve 1940 yılında Raman'da ilk petrol sahası keşfedilmiştir. 07.03.1954 tarihinde yürürlüğe giren 6326 Sayılı Petrol Kanunu ile Türkiye'de, petrol sektörüne ilişkin tüm faaliyetlerin yasal çerçevesi düzenlenmiştir. 10.12.1954 tarihinde, devlet adına bu faaliyetleri yürütmek üzere 6327 Sayılı Kanuna dayanarak, TPAO kurulmuştur.
 

TPAO'nun entegre yapısı parçalandı
 

TPAO, zamanla ham petrol rafinajı, taşıma, dağıtım, petrokimya ve gübre sanayi dallarında da faaliyet gösteren şirketler kurarak, dünyadaki uygulamalara paralel bir entegre yapı oluşturmuştur. Bu amaçla kurulan; POAŞ, DİTAŞ, TÜPRAŞ, BOTAŞ, İGSAŞ, PETKİM ve İPRAGAZ, TPAO'nun bağlı ortaklıkları olarak, faaliyetlerini 1980'lerin ortalarına kadar sürdürmüşlerdir. Ancak küreselleşme, dünya ile entegrasyon programları doğrultusunda ilgili kuruluşlar, özelleştirmeye hazırlanmak üzere TPAO'dan kopartılarak, anonim şirket haline getirilmişlerdir.
 

TPAO'nun satışının koşulları hazırlandı

 

Dikey entegre yapının parçalanmasıyla, gelir sağlayan ve karlı alanları kaybedilen TPAO'nun faaliyet alanı, arama ve üretimle sınırlandırılmıştır.
 

Böylece TPAO'nun kolayca ve ucuz bir biçimde satışının (özelleştirilmesi) koşulları hazırlanmaya başlanmıştır. Yeniden yapılanma girişiminden sonra TPAO'nun yurtiçi ham petrol üretimi her yıl giderek düşmüştür.
 

Ülkemizde petrol üretimi düşüyor
 

1991 yılında 4,5 milyon ton olan üretim 2003 yılında 2,4 milyon tona 2005 yılında ise 1,6 milyon tona gerilemiştir. Bu uygulamalar, TPAO'nun yurtdışına yönelmesinde de etkili olmuştur. TPAO, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan'da yabancı petrol şirketleri ile yaptığı ortaklık anlaşmalarıyla faaliyette bulunmaktadır.
 

Ancak, öz kaynakları ile karşıladığı yurtdışındaki zorunlu yatırım harcamalarındaki artışlar, yurtiçi arama-üretim faaliyetlerinin düşmesine yol açmaktadır. Oysa, üretilebilir petrol rezervlerinin düşük olduğu ülkemizde üretimin artırılması, ancak arama faaliyetlerinin süreklilik göstermesiyle sağlanabilir.
 

İstihdam politikaları çalışma barışını bozuyor
 

Son yıllarda uygulanan istihdam politikaları da çalışanlar arasında huzursuzluklara ve çalışma barışının bozulmasına yol açmaktadır. TPAO, tüm olumsuz koşullara karşın 4828 tane yetişmiş, nitelikli iş gücü ile karlı bir kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. TPAO 2005 yılında; 1.088 milyon dolar ciro, 84 milyon dolar vergi ödemesi ve 114 milyon dolar dönem net kar gerçekleştirmiştir.
 

Türk Petrol Kanunu ile TPAO çökertilmek isteniyor
 

Ancak AKP hükümeti giderayak, Türkiye petrol sektörünü ve TPAO'nun çökertilmesine yol açacak, 5574 Sayılı “Türk Petrol Kanunu” ile 6326 Sayılı Petrol Kanunu'nda köklü değişiklikler yapmıştır. Cumhurbaşkanı tarafından, yeniden görüşülmek üzere TBMM'ye iade edilen bu yasa ile; TPAO'nun devlet adına petrol/doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerinde bulunma hakkı elinden alınmaktadır. TPAO'nun kamu adına sahip olduğu birçok imtiyazı elinden alınarak diğer yerli/yabancı şirketlerle aynı konuma getirilmektedir. 1980'lerden sonra dikey entegre yapısı parçalanarak güçsüzleştirilen TPAO, bu düzenleme ile dikey yapıda olan uluslararası dev petrol şirketleriyle, eşit olmayan koşullarda rekabete sürüklenmektedir.
 

TPAO, bağımsız, özerk bir kamu kuruluşu olarak faaliyetini sürdürmeli
 

Böylece, Türkiye petrol sektörünün kontrol ve denetimi petrol tekellerinin eline geçecektir. Ülkemizde yaratılan kaynaklar transfer edilecektir. TPAO'nun özelleştirilmesinin önünü açan bu uygulama ile, TPAO'nun yurtiçi ve yurtdışı yatırımları yanında, enerji koridorunun kontrol ve kazancına da sahip olunacaktır. Talebimiz, TPAO'nun kuruluşundaki entegre yapısının yeniden sağlanması ve bağımsız, özerk bir kamu kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürmesidir.
 

TPAO'nun petrol sektöründe bölgesel bir enerji şirketi olmasının önünde engel olacak ve halkımızın çok büyük tepki gösterdiği “Türk Petrol Kanunu”nun Meclis'ten çekilmesi için, bu kuruluşta örgütlü olan sendikamız mücadelesini yükselterek sürdürecektir.
 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


Petrol-İş Sendikası

Merkez Yönetim Kurulu adına

Mustafa ÖZTAŞKIN

Genel Başkan

 

NOT: Araştırma Raporu size ulaşmadıysa Raporun tam metnine sendikamızın web sitesi, www.petrol-is.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz