Yine usulsüz bir ihale süreci

 

PETKİM SATIŞI GERÇEKLEŞTİRİLMEMELİDİR!


 

28.11.2007

 

Bilindiği gibi Petkim'in % 51 oranındaki kamu hissesinin blok satış yoluyla özelleştirilmesine ilişkin olarak 05.07.2007 tarihinde yapılan ve 8 yatırımcının katıldığı ihale sonucunda en yüksek teklifi 2 milyar 50 milyon ABD doları bedel ile "TransCentralAsia Petrochemical Holding Ortak Girişim Grubu"nun verdiği açıklanarak, artırma işlemi sonuçlandırılmıştır.
 

İhaleyi kazanan grubun yetkilileri, bu ortaklıkta Kazak hisselerinin ağırlıkta olduğunu belirtmişler ancak, medyada konsorsiyumun arkasında Ermeni Diaspora'sının bulunduğu haberlerinin yer alması, kamuoyunda tepkilere yol açmıştır.

 

ÖİB, söz konusu ihale sürecinde, özelleştirme ihale işlemlerinde oluşan teamüllere ve uygulamaların dışına çıkmış, ihale sürecini belirsiz bir süre askıya alarak hiçbir işlem yapmamıştır.
 

Aradan 3 ay 11 gün geçtikten sonra ÖİB, 16.10.2007 tarihinde hiçbir gerekçe belirtmeden en yüksek teklifi veren birinci sıradaki OGG yerine ikinci sıradaki Socar-Turcas-Injaz OGG'nin adını onay için Rekabet Kurulu'na göndermiştir.

 

Rekabet Kurulu'nun 08.11.2007 tarihli yazısı ile verilen onaydan sonra 22.11.2007 tarih ve 2007/63 Sayılı ÖYK kararı ile Petkim'in % 51'lik kamu payı, 2 milyar 40 milyon dolar bedelle ikinci en yüksek teklifi veren Socar-Turcas-Injaz OGG'na ihale şartnamesi çerçevesinde satılmasına onay verilmiştir.
 

İhale sürecinde aleniyet/şeffaflık ilkesi göz ardı edilmiştir

 

İhalelere teklif veren firma/konsorsiyumların, önceden hiçbir araştırma ve incelemeye gerek duyulmadan ihaleye girmelerine izin verilmesi, ihalenin sakatlanmasına ve ciddiyetini sarsan uygulamalara yol açmaktadır.
 

Bu ihalede birinci olan OGG'nin ortaklarının incelenmeden ihaleye sokulması ve sonradan gerekçe gösterilmeden devre dışı bırakılmasında olduğu gibi, ihalenin verildiği Ortaklık Grubu hakkında da inceleme yapılmamıştır.
 

İhaleyi Kazanan OGG'de yer alan grup firması hakkındaki "Yasaklılık" kararı şartnameye açık aykırılık teşkil etmektedir
 

İhale sürecinin “kamusal denetimi” sağlamaya elverişli araçlar olmaksızın düzenlendiğinin bir diğer kanıtı da, ihaleyi kazanan OGG’de yer alan Turcas Grubu firmalarından olan Turcas Petrol A.Ş. hakkında 15.10.2007 tarih ve 26671 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “bir yıl süreyle tüm ihalelere katılma yasağı”nın ihale sürecinde göz ardı edilmesidir.
 

Resmi Gazetede yayımlanan “yasaklılık” kararı üzerine, sendikamızca “yasaklılık” kararını veren Karayolları Genel Müdürlüğüne bilgi edinme başvurusu yapılmıştır. Başvurumuza verilen 02.11.2007 tarih ve 2861 sayılı cevap yazısında;

 

“İdare tarafından yapılan “Tarsus-Pozantı Ayr-Gaziantep Otoyolu km:164%500’deki Osmaniye C Tipi Otoyol Hizmet Tesisinin Projelendirilmesi, Yapımı, Bakımı, İşletilmesi, İşletme Süresince Gayri Safi Hasıla Üzerinden İdareye Yıllık Pay Ödenmesi ve Görev Süresi Sonunda İdareye Bedelsiz ve Kullanılabilir Durumda Devredilmesi..” işi ile ilgili idareye şirket tarafından sunulan “SSK Prim borcu bulunmadığı”nı belirtir yazının sahte olduğunun anlaşılması üzerine, ilgili firmaya “bir yıl süreyle bütün görevlendirme ve ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verildiği” belirtilmiştir.
 

Ekte sunulan İstanbul Ticaret Odası kayıtları ve Rekabet Kurulu’nun 20.09.2007 tarihli kararından da anlaşılacağı üzere, Turcas grubu bir aile şirketler topluluğu olup, şirketlerin tamamında aile payı çoğunluktadır.
 

Dava konusu satış işlemi ile ilgili Şartname mahkeme tarafından Sendikamıza tebliğ edilmediği için Şartname’yi birebir inceleme şansı olmamakla beraber, davalı idare tarafından hazırlanan diğer Şartnamelerde bu konuda “kesin” hükümler yer almaktadır. Örneğin, 7 Haziran 2003 tarihli Tüpraş Şartnamesi’nin “İhaleye katılamayacak Olanlar” başlıklı 10.maddesinde,
 

“10- e: ilgili mevzuat hükümleri gereği geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan men edilmiş gerçek veya tüzelkişiler ve söz konusu tüzel kişilerde görev alanlar..”
 

denilerek hakkında “yasaklılık” kararı olan tüzel kişi ve tüzel kişi görevlilerinin “ihaleye katılamayacakları” açıkça ortaya konulmuştur.


Danıştay 13.Dairesinin 2007/9728 E. 2007/5017 K. Sayılı 19.09.2007 tarihli kararında, davaya konu Petkim şirketindeki kamu payının satılmasına dair nihai pazarlık işlemini sonuçlandıran kararın iptali istemiyle Sendikamız tarafından açılan dava ile ilgili;
 

06.07.2007 tarihli İhale Komisyonu kararı ile de; komisyonca yapılan değerlendirme neticesinde; kamunun yüksek menfaatlerinin korunması amacıyla; İhale Şartnamesinin 10.maddesi çerçevesinde teklif sahipleri hakkında ek bilgi ve bilge sağlanarak gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılması için idareye bildirimde bulunulmasına ve yapılacak bu araştırma sonuçlarına, temin edilecek bilgi ve belgelere göre komisyonca karar alınmasına karar verildiği, ortada ihaleyi sonuçlandıran bir karar olmadığı anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda, 05.07.2007 tarihli ihalede nihai pazarlık görüşmelerinin yapılması, ancak bu tarihte komisyon tarafından anılan ihaleyi sonuçlandıran bir karar alınmaması karşısında ortada idari davaya konu edilebilecek nitelikte, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem mevcut olmadığından davanın incelenme olanağı bulunmamaktadır. ..
 

sonucuna vararak, ihalenin nihai pazarlık aşamasından sonra devam ettiğini, şirketler hakkında ek inceleme yapılması kararı alındığını, ihaleyi sonuçlandıran işlemin dava konusu 22.11.2007 tarihli ÖYK kararı olduğunu ortaya koymuştur.

 

Danıştay 13.Dairenin anılan kararı çerçevesinde, 15.10.2007 tarihi itibariyle bütün kamu görevlendirme/ihalelerinden yasaklanan firmanın adının Rekabet Kuruluna bildirilmesi ve nihayetinde dava konusu karar ile ihaleyi kazanan firma olarak belirlenmesinde hukuka uygunluk olmadığı açıktır.
 

Ayrıca, anılan OGG ile devir ve benzeri anlaşmaların imzalanması, yasaklılık kararının fiilen uygulanmaması anlamına gelecek ve şartnamenin açıkça ihlali sonucunu doğuracaktır.
 

Diğer yandan, ihale süreci devam ederken, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, 6 Kasım 2007 tarihinde Azerbaycan Parlamentosu'nda yaptığı konuşmasında Petkim'in Azerbaycan Devleti'ne verildiğini açıklamıştır (8 Kasım 2007, Radikal. Murat Yetkin, "Ermenistan'la Sorunların Çözülmesini İstiyoruz")

 

Ayrıca Aralık 2007 tarihinde Türkiye-Azerbaycan ve Gürcistan Cumhurbaşkanlarının katılımı ile gerçekleştirilen Bakü-Tiflis-Kars Demiryolunun temel atma töreninde "Azerbaycan Devleti'nin Türkiye'de bir Petkim'i var" sözleri ile en yetkili ağızdan henüz tamamlanmamış olan bir ihalenin sonucu açıklanmıştır.

 

Sendikamız ilke olarak, özelleştirme konusu edilen örgütlü olduğumuz işyerlerine yönelik özelleştirme işlemlerinin her aşamasında alınan kararlara karşı yargı yoluna başvurmaktadır. Petkim'in % 51 oranındaki kamu payının özelleştirilmesi sürecinde;

 

- 08.02.2007 tarih ve 13 Sayılı ÖYK kararının,

- 16.03.2007 tarihli ihale ilanı ile dayanağı ihale şartnamesinin iptali istemiyle açtığımız davalar devam etmektedir.

 

Bu ihaleyi sonuçlandıran 22.11.2007 tarih ve 2007/63 Sayılı ÖYK Kararının iptali için ise 27.11.2007 tarihinde dava açarak hukuk mücadelemizi sürdürmekteyiz.
 

Türkiye devleti petrokimya sektöründen çekilirken, Azerbaycan devleti yerleşiyor

 

Bu satışla, Türkiye devleti Türkiye petrokimya sanayinden ve pazarından çekilirken, % 100 devlet kontrolünde olan Socar aracılığıyla Azerbaycan Devleti'nin girişi sağlanmıştır.
 

Yılda % 15 büyüme hızına sahip ve dünya petrokimya sektöründe 5. büyük pazar konumunda olan ülkemiz, petrokimyasalların üreticisi ülkeler ve şirketler için son derece cazip bir pazar durumundadır.
 

Bu satış, Türkiye petrokimya sektöründe yabancılaşma yaşanmasına, petrokimya pazarımızın kaybedilmesine ve sayıları 6-8 binlere ulaşan şirketleriyle plastik sektörünün çökmesine yol açacaktır.

 

Sendikamız, usulsüz işlemlerle özelleştirilmeye çalışılan Petkim'in satışına karşı her türlü mücadeleyi verecektir.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


 

Petrol-İş Sendikası

Merkez Yönetim Kurulu adına

Mustafa Öztaşkın

Genel Başkan