TÜPRAŞ’TA DEVİR İŞLEMİ YAPILAMAZ

 

02.06.2004

 

Sendikamızın TÜPRAŞ ile ilgili olarak açtığı  davalar sürüyor. Anayasa Mahkemesi kararları geriye işlemiyor ama İdari Mahkemeler ve Danıştay’ın verdiği kararlar geriye doğru işliyor. Yarın bu mahkemelerden ihalenin iptali kararı çıkarsa  yapılan tüm işlemler iptal edilecek, karar geriye doğru işleyecek ve ödenen bedeller geri verilerek, TÜPRAŞ’ın geriye alınması söz konusu olacak. Dolayısıyla büyük bir kaos ortaya çıkacaktır.

 

Yargı sürecini anımsatmakta yarar görüyoruz..

 

Ankara 10. İdare Mahkemesi, Sendikamız tarafından açılan Tüpraş’ın satışına ilişkin 13.01. 2004 tarihli İhale Komisyonu kararının iptali ve yürütmenin durdurulması davasında, yürütmenin durdurulmasına 21.05. 2004 tarihinde oybirliği ile karar vermiştir.

Ancak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, Ankara 10.İdare Mahkemesi tarafından verilen 21.5.2004 tarihli yürütmenin durdurulması kararını 31.5.2004 tarihli kararı ile kaldırmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi başkanı Rıfkı Ergün ve üye Sevgi Toprak’ın oyları ile alınan bu kararda, şu gerekçelere yer verilmiştir;

 

i.                    Efremov şirketinin 24.10.2003 tarihinde ihale komisyonuna verdiği teklif mektubunda yer alan dört bent halinde sayılmış hususların, şart değil, açıklama mahiyetinde bilgi notu olduğu anlaşıldığından, bu hususların şart olarak değerlendirilmesi ile yürütmenin durdurulmasına gerekçe yapılması yerinde değildir.

 

ii.                   İki teklif sahibinin katıldığı ihalelerde açık arttırma yapılmasının rekabet ortamının oluşmasına engel teşkil etme ihtimali ve yabancı yatırımcıların her artırım için yetkili organlarından yeniden yetki almak zorunda olmaları açık arttırma usulünün uygulanmasını bazı hallerde fiilen imkansız hale getirmesi, özelleştirme uygulamalarının amacının ekonomide verimlilik ve kamu giderlerinde azalmayı sağlamak olması nedeniyle, bu amaçla yapılan ihalelerde en yüksek bedelin her zaman kamu yararına uygun olmayacağı bazı ahvalde özelleştirmenin gerçekleştirilmiş olmasının kamu yararına uygun olacağı hususu gözetilerek açık arttırma yapılmadan ihalenin sonuçlandırılmasında hukuka aykırılık yoktur.

 

iii.                 İhale bedelinin peşin ya da vadeli ödeneceğinin belirtilmemesi hususu da komisyon kararının iptalini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta bir sakatlık olarak değerlendirilemez.

 

iv.                Rekabet kurulu ihaleye izin verdiğinden ve yargısal denetimi Danıştay’ca yapılacağından rekabet kurulu azınlık oylarının ihaleye olumsuz etkisi mümkün değildir.

 

Kararın üye Seval Kırklar tarafından alınan azınlık oyunda ise, Ankara 10.İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulması kararında yazılı bir iki hususa katılmamakla birlikte, diğer gerekçelerin dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına yeteceği gerekçesi kabul edilmiştir.

 

ÖİB tarafından itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususları içeren bu kararın dikkat çekilmesi gereken yönleri bulunmaktadır.

 

Ankara 10.İdare Mahkemesi, 21.5.2004 tarihli kararında, şu varsayımların kabulünü içerir Efremov teklifinin yasa ve şartnameye aykırı olduğuna hükmetmiştir;

i.                    karın ihale şartnamesinde öngörülen şekilde dağıtılmasından sonra TÜPRAŞ’ın hisse satış sözleşmesinin tamamlanma tarihinde nakitsiz ve borçsuz olarak satın alınacağı,

ii.                   taslak Petrol Piyasası Kanunun Bakanlar Kurulu tarafından TBMM’ye sunulmuş olduğu şekli ile yasalaşacağı.

 

10.İdare Mahkemesi, 21.5.2004 tarihli kararında, ‘efremov ..gmbh şirketine ait 24.10.2003 tarihli teklif mektubu adı geçen şirket tarafından belirlenmiş varsayımların gerçekleşmesine dayalı olarak verildiğinden ihale şartnamesi hükümlerine aykırı olduğu halde değerlendirmeye alındığı.’ diyerek yukarıda belirtilen iki hususu ŞART olarak kabul etmiştir.

 

Oysa, Bölge İdare Mahkemesi, bu iki maddeye HİÇ DEĞİNMEDEN, teklif tutarının yükseltilmesinin koşullarını öne süren dört bende atıf yaparak, 10.İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulması kararını kaldırmıştır. 10.İdare Mahkemesi kararına gerekçe olan İKİ VARSAYIMA DEĞİNMEYEN Bölge İdare Mahkemesi kararı bu yönüyle tatmin edici değildir.

 

En yüksek bedelin her zaman kamu yararına uygun olmayacağı, bazen özelleştirmenin gerçekleştirilmesinin kamu yararına uygun olacağı gerekçesinin takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.

 

Böylesi bir ihalede, ihalenin bazı kurallarının ikincil nitelikte sayılması, bazı hususlara uyulmamasının hukuken kabul edilebileceğini içeren bu kararın son karar olmadığı bilinmelidir.

 

Gelinen bu noktada, Sendikamız, halen sürmekte olan davaların takibini, özellikle, esasa ilişkin karar beklenmeksizin devrin gerçekleştirilmesi iradesini göz önüne alarak, yeniden yürütmenin durdurulması isteminde bulunmak dahil yasal haklarını sonuna kadar kullanacaktır.

 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2.maddesinde ortaya konulan sosyal, hukuk devletinin yaşama geçmesi, kamuoyunun vicdanının rahatlatılması ve içinden çıkılması güç, kaotik bir ortam yaratılmaması için devir işlemi yapılmamalıdır.

 

Siyasi iktidar ve idare, bütün bu hususları gözardı ederek, adeta yangından mal kaçırırcasına devri yapacağını, arkasından da kararın uygulanmasının mümkün olmayacağını beyan ederek hukuk dışı bir tutum sergilemektedir.

 

Bilinmelidir ki, Sendikamız, Anayasanın 138.maddesinde hüküm altına alınan, mahkeme kararlarına aynen ve gecikmeksizin uyulması temel prensibini, meşru her zeminde yaşama geçirmek için mücadelesini sonuna kadar, kararlılıkla sürdürecektir.

 

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

                                                                    Merkez Yönetim Kurulu adına

                                                                            Mustafa ÖZTAŞKIN

                                                                                Genel Başkan